Davet Masaları | Menü Fikirleri

Zevkler ve renkler tartılşılmaz sözü masalarda da geçerli yani tartışılır çok farklı zevkler ve güzel sofralar mevcut internette. Ben bizim evdekilerden örnekler verdim. Bazıları..

Çorbalar | Ana Yemekler | Etli Yemekler

Bizim kültürümüzde çorbanın yeri ayrıdır. Kah hastaya şifa, kah ısınmak için sebebtir kendisi böyle olunca sayısı sabit durmaz devamlı artar. Keza kebaplarımızda sayısızdır. Bazıları...

Salatalar | Zeytinyağlılar

Diyet ya da sağlıklı hayat adına ne derseniz. Birinci üyesi salatalar ve zeytinyağlılar bakmayın kısır koyduğuma o biraz kokoş yoksa bulgurda az değerli değil kalori bakımından...

Bisküviler | Kurabiyeler

Bisküvi ve kurabiyede imkansız yoktur. Reçellisi, bir hafta dayananı, dondurulanı. Yapamazsanız hazır paketleri var.

Pastalar | Tatlılar

Pasta ve tatlıda çeşit bitmez. Milföy hamurlar ve pasta tabanlar çıktı zorluk kalmadı. Ben yaptığımız sevdiğimiz birkaç çeşidi ekledim...

Google+ Badge

1 Ekim 2015 Perşembe

Zeytinyağlı Yeşil Domates

Zeytinyağlılar

Yaz günlerinde yeşil domatesi tezgahlarda görmeye başlarız. Çoğumuzun ilk aklımıza gelen turşu yapmaktır.  Bizde de öyleydi ta ki bu tarifle tanışana kadar. Zeytinyağlı yemek severler için tavsiye edebileceğim bir lezzet Zeytinyağlı Yeşil Domates yemeği.

Malzemeler;


1 kg yeşil domates
2 kırmızı domates
1  büyük kuru soğan
3 sivri biber
2 kırmızı biber
1 çay bardağı zeytinyağ
1 fincan pirinç
1 tatlı kaşığı şeker
Tuz

Zeytinyağlılar

Hazırlanışı; 


Soğan yemeklik doğranır. Zeytinyağda hafif pempe kavrulur.  Doğranmış biberler ilave edilir. Biraz kavrulur.
Doğranmış yeşil domatesler ilave edilir. Domatesler sulanınca şeker, tuz ve pirinç ilave edilir, karıştırılır.
Kaynamış bir çay bardağı su ilave edilir, karıştırılır. Kısık ateşte 25 dakika pişirilir. Servis için tabağa alınır.

Zeytinyağlılar



28 Eylül 2015 Pazartesi

HAYAT NEDİR?

HAYAT! Beş harfli ama üzerine çok konuşulan bir kelime. Sahi nedir hayat dediğimiz şey? Uzun ya da kısa süreli nefes alışların tümü mü? Üzerinde bayrağımızın dalgalandığı hür bir vatan mı? Vatanını korurken şehit düşen asker ve polisler mi? Onların ardında bıraktıkları gözleri yaşlı aileleri, dostları  mı? Anne, baba, çocuk bir de mutluluk mu?  Eğer öyleyse babacığı ya da yavrucuğu giden insanlar artık hayatta değil mi? Bayramda evinde otururken ölen Elifcik mi? Vatanındaki savaştan kaçıp başka ülkelere sığınmaya çalışırken ellerindeki son paraları da alınmak suretiyle denize dökülen insanlar mı? Bu savaşa parmağını kaldırıp şişşşt dese durduracak insanların arkasına yaslanıp kahve höpürdetmesi mi? Bahçelerdeki güzelim çamları sırf sevmedikleri şirket ekti diye kurutan yeşil düşmanı hainler mi?
Küçükken kurduğumuz hayaller mi? Onları yıkan insanlar mı?  Can dostum dediklerinizin sapladığı bıçak mı? Sabah kahvaltısını birlikte yapıp akşam yemeğinde zor ayrıldığınız insanların arkanızdan söylediği olumsuz sözleri duymak mı?  Bir telefonu mesajı size çok gören bivefa insanlar mı? Sanal dünyada gerçek dünyada sevmediği insanlara iltifat yağdıran zavallı kompleksli insanlar mı?
Ya da sosyal medya da tabi olmadığı dinin kurban, hac, bayram vecibeleri üzerine yapılan lüzumsuz bik biikler mi?
Bu bayram çok düşündündüm. Son üç yılın modasına uyup Nerdesin CUMHURBAŞKANI sorumun cevabını bulamıyorum?:))  demedim. Anlayışımıza uysun uymasın hiç bir devlet görevlisine böyle seslenmişliğimiz yok. Bu garson çağırma uslubünü twiter moda etti. Bilimsel açıklamalar arayıp oksijen ve karbondioksit tarzı  kelimelere kadar da uzanmadım. Neden yapmadım?

Hayat uzun gibi görünse de çok kısa olan sevdiklerimizle geçireceğimiz her anının kıymetli olduğu birşey. Dün yanınızda olan insan bugün göçüveriyor gerçek aleme. Yanlış ve doğru gün gibi ortadayken bir küçük ayrıntı için harcamalım zamanınızı. Cevabını bildiğimiz soruları bir daha bir daha sormayalım.

Sorgulamayı bırakıp bizi seven sevdiklerimizle birlikte bir nefes daha fazla alalım. Geçmiş bayramınız mübarek olsun!
Notcuk; Başı ve sonu şehitlerle ve hüzünlerle dolu  bir bayram geçirdik. Şehitlerimize rahmet yakınlarına sabır diliyorum.

16 Eylül 2015 Çarşamba

Karakız Köftesi

Köfteler/  ssahraa

Eskiden sık sık yaptığım köftelerden. Kah çay için misafirlerimize kah akşam yemeğine. Ama diyetle birlikte onu da kenara aldık. Ramazan'da ailece yediğimiz iftar masamıza yaptım en son. Bulgur ve sarımsak seviyorsanız hem ucuz hem lezzetli bir aperatif. Karakız Köftesi için farklı isimler kullanılıyor. Fellah köftesi, bulgurlu köfte vb. Ben yapmaya ilk başladığım isimle yazdım;

Karakız Köftesi

Malzemeler;


  • 2 su bardağı ince bulgur
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı nişasta
  • 1 yumurta akı
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 çorba kaşığı nane
  • Sosu İçin Malzemeler:
  • 1 su bardağı yağ(Zeytinyağ,ayçiçek yağı karışık)
  • 5 diş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber(arzunuza göre artırabilirsiniz)
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 demet maydonoz
  • 3 taze soğan




Hazırlanışı:



  1. Yarım litre su kaynatılır.Bulgurun üzerine dökülür suyun fazlası süzülür.Bulgurun üstü örtülür.
  2. Yirmi dakika sonra un ,nişasta,yumurta akı,kuru nane,tuz ilave edilip iyice yoğrulur.(Gerekirse biraz su serpilir)
  3. Küçük toplar yapılıp ortaları parmak batırılarak çukurlaştırılır.(Toplar fındık kadar)
  4. Kaynar tuzlu suda beş altı dakika haşlanır,süzülüp servis tabağına alınır.
  5. Sarımsak soyulup rendelenir.Kızgın yağa ilave edilip karıştırılır.Biber salçası,kırmızı biber,kimyon,tuz ilave edilir.(çok kısa bir süre,kısık ateşte yapılmalı)
  6. Tabağa alınan köftelerin üzerine gezdirilir. İnce kıyılmış soğan ve maydanozla süslenir.
Farklı bir sunum alternatifi ise köftelerin üzerine sarımsaklı yoğurt gezdirilir. Bir tavada zeytinyağ kızdırılır, bir tatlı kaşığı pul biber ilave edilir. Kısık ateşte 1-2 dakika karıştırılır. Köftelerin üzerine gezdirilir.
Notcuk; Biz bu köfteyi bazen içli köfte yapımından artan dış harçtan da yapıyoruz.

9 Eylül 2015 Çarşamba

Şehitlerimiz Varken Güneş Doğar mı?

Günlerdir yağmur gibi yaşlar gözlerde. Akıtmak istemiyor bazılarımız akarsa devamı gelecek korkusuyla! Karanlık bir geceden geçiyoruz güneşin doğmasını umarak.  Şu  gecenin ardında mı bu gecenin ardında mı? Yok bu sabahta doğmadı güneş! Soruyoruz uzmanlara bu gidişle zor diyorlar! Nasıl yani diyoruz hep gece olarak mı kalacak? Baksanıza diyor uzmanlar hava çok puslu  bulut çok hangisi yağmur hangisi kar belli değil azıcık ucu görünsede güneş açmaz bu günlerde. Çocuklar çok korkar diyoruz. İşte sıkıntı burada diyor uzmanlar. Bu çocuklar zaten çok korktular. Onlar kendilerini karanlıktan koruyacak babalarını kaybetti. Olur mu çocuktur nihayetinde iki gün ağlar üç gün oturur sonra kalkar oyununu oynar doğsun güneş yine diyoruz! Olmaz diyor uzmanlar... Bu çocuklardan bazıları babalarını sadece resminden tanıyacak. Baba kokusunu hiç duyamayacak. İlk Babam dediğinde sevincinden havaya uçan babasının narasını duyamayacak o bir çocuğun hayatında duyduğu duyacağı en güzel baba narasıdır. O yetişemeyeceği yerlere babasının omuzunda yükselemeyecek. Düşecek babası değil annesi kaldıracak. Erkekse babasıyla maç yapamadan büyüyecek. Kızsa bir kez bile babasına naz yapamayacak. Erkekse babasının paşası, koçu, aslanı, kızsa babasının prensesi, meleği, perisi sözlerini babasından duyamayacak. Bayramlarda en güzel bayramlıklar alınsa da o tek bir bayramlık hasretiyle yanacak. O ilk okula başladığında babası gururla bakamayacak. İlk okuduğu heceden benim yavrum büyük adam olacak falını hiç duyamayacak. Mezun olduğunda babasını sadece göğsünde hissedecek. Yapmayın etmeyin  bu çocukların annesi, dedesi, amcası, dayısı, teyzesi hepsini yaparlar eksik bırakmazlar diyoruz uzmanlara? İşte sıkıntı orada diyor uzmanlar; Annesi aynı hasretle eşini bekleyecek bütün şefkatiyle evladına bakarken kendi derdinede ağlayacak ancak kendi verebildiğini verecek babasınınki eksik kalacak. Dedesinin her bayram gözleri kapıda kalacak, aslanlar gibi yetiştirdiği yavrusuna bir an önce kavuşmak için yalvaracak Allaha!
Yani hiç umut yok mu diyoruz? Umut fakirin güneşidir bekleyin diyorlar. Bu uzman kısımına pek güvenmemek lazım işleri kitapla kuralla sınırlı.
Sonra her şerde bir hayır vardır. Bakın edebiyatımız bazılarının hiç bilmediği yeni cümleler kazandı. ;
-Anne babam hiç mi gelmeyecek?
-Oğlum yakaladığı hırsızlara harçlık verirdi.
-Bir açın son bir defa göreyim yüzünü.
-Bir dakikacık bir dakika daha durayım
-Durun bir daha sarılayım
- Yandım Allah!
-Ben öleydim! vb yüreği olanların yüreğini yakan feryatlar...
Bunları büyükçe pankartlara yazsak sonra sokaklara dökülüp elimizde sallayarak şehitlerimizi onurlandırsak onurlandırırken de gelecek seçimde bize bekleriz desek. Ona tüüü buna püüü bir biz cici desek. Güneş kesin doğar!
Notcuk; Bir parça sarkastik yorum oldu. Ama gerçekten çok çirkinleşiliyor. Bu çok büyük bir acı birileri bunun üzerinden puan almaya gittikçe çirkinleşiyor. Kaybettiğimiz tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Ve biliyorum ki uzmanlar ne derse desin onların ailelerine güneş hep bir parça soluk doğacak! Gözyaşları kirpiklerinde asılı duranlar??? Salın gitsin ola ki  vicdanlı bir gözden akan yaş toprağa düşer hani "su akar yolunu yatağını bulur" der ya eskiler kurumuş vicdanlara doğru akar da onlara bir parça vicdan bulaşır!

5 Eylül 2015 Cumartesi

Reyhan Şerbeti 2

Soğuk İçecekler / Sahra

Reyhan daha ziyade dağlarda yetişen çok hoş kokulu bir bitkidir. Bazen fesleğenle karıştıranlar olsa da kokuları ve renkleri farklıdır.Bahçesinde yetiştiren arkadaşlarım biraz nazlı olduğunu çabuk solduğunu söylediler. Biraz nazlı olduğundan mıdır bilemem fiyatı kışın epeyce cep yakıyor. Biz bu yaz reyhanın yapraklarında taşıdığı o güzel rengi ve lezzeti çok sevdik. Fakat yazın limon pahalı kışın reyhan? Bir yapılır iki yapılır üçüncüde vazgeçilir düşüncesiyle çare arayışına girdik. Reyhan şerbeti için bulduğumuz diğer yöntem; Reyhanları yıkayıp suları süzülünce derin dondurucuya koyduk. Limonları kolay limonata tarifinde olduğu gibi robottan geçirip derin dondurucuya koyduk. Ve üç gün sonra reyhan şerbetimizi yaptık. Sonuç gayet güzel oldu. Taze  reyhanla yapılanın kokusu biraz daha baskın ama bunu da mutlaka deneyin derim. Bu yöntem bir tek ekonomik yönden değil pratiklik ve zamansızlık alanında da çare oluyor. Dolabınızda sürekli olarak bir soğuk içecek malzemeniz hazır oluyor.

Reyhan Şerbeti  

Malzemeler;

  • 600 gr toz şeker
  • 1 demet reyhan
  • 5 limon
  • 2 litre kaynar su

Hazırlanışı;

  1. Reyhanlar ayıklanır, yıkanır ve süzdürülür. Çok iri olarak doğranır. Derin dondurucuya koyulur.
  2. Limonlar kolay limonata tarifinde olduğu gibi  kabuklarıyla birlikte robotta doğranır. Dolap poşetlerine koyarak derin dondurucuya kaldırılır.
  3. Büyük bir tencereye önce derin dondurucudan çıkan reyhanlar, üzerine toz şeker, ve dondurucudan çıkarılan doğranmış limon ilave edilir.  Kapağı kapatılan tencerede 8 saat (veya bir gece) bekletilir. Arada ezmeden karıştırılır. 
  4. Bir gece bekletildikten sonra tencere ocağa koyulur ve biraz ılıtılır. Çaydanlıkta 2 litre su kaynatılır, tenceredeki karışıma eklenir ve karıştırılır.
  5. Soğuduktan sonra süzülür, birkaç saat buzdolabında bekledikten sonra  servise sunulur. 
Notcuk; Bir büyük limon suyu yerine bir tatlı kaşığı limon tuzu  kullanabilirsiniz. Biz limon suyuyla yapılanın daha sağlıklı olacağından limon tuzu kullanmadık. Ben işten üşenmem rendelerim limonlarımı taze taze yaparım derseniz diğer Reyhan Şerbeti tarifi bu linkte



 

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Minik Perde Pilavı

Geldim  2015 İftar Sofraları 3 'ün menüsünden Minik Perde Pilavları tarifine. Eskiden aldığım tariflere bakardım, sonra başka yerde yazmaya başlayınca oradan okurdum, şimdi kendi bloğuma bakıyorum.  Çünkü yapımı uzun süren tariflerde malzeme ve yapım aşamalarını akılda tutmak zor.  Bunlardan biride perde pilavıdır. Malzeme kalsa bir aşamayı unutuyorsunuz mesela evde oyulmuş badem yoksa önce bademleri soymak gibi.


 Minik Perde Pilavı


Önce Perde Pilavı tarifindeki gibi hamur yoğurdum. Hamurun miktarı ve beze sayısı aynıydı.Hamur dinlenirken bademleri soydum.




 Sonra küçük kek kalıplarını yine aynı linkteki gibi yağlayarak bademle süsledim, dolaba kadırdım.


  Sonra içi için süzme pilavı bu linkteki Çilav  tarifiyle yaptım. Kapağını kapatıp dinlenmesi için üstünü sarıp kenara aldım.


Yufkaları büyük olarak açıp kalıpların içine bastırarak şekillerini almasını sağladım. Yufkaların arasına minik parçalar halinde tereyağ sürdüm




Haşlanmış tavukları minik minik didtim. Diğer malzemelrim yukarıda verdiğim perde pilavı linkindeki gibiydi. Alta alta pilav ortaya tavuk tekrar pilav şeklinde yerleştirdim.


Yufkaların kalıpların etrafından sarkan fazlalıklarını spatulayla kesdim. Etrafında kalanları pilavların üzerine kapattım. Son bir yufka daha açıp üstüne kapattım. Kalıpların etrafından yine spatulayla kesdim alttaki yufkalarla birleştirdim.



Yine tarifteki gibi üzerini önce yağladım sonra minik yağ parçaları koyarak fırına verdim. Farkı zarif olmalarında ve mutfaktan kolay servis yapabilmekti ki tavsiye ederim.
Afiyet Olsun

Ve bir küçük tavsiye daha; Bloglar iyidir. Tarifinizi yazarsınız zamanla kendiniz tarif defteri gibi kullanırsınız. Vefalıdırlar kalkıp sizin yazdığınızı silmezler. Ağızları var dilleri yok bir dost gibidirler. Olmayana tavsiye ederim içinizden geldiği gibi yazmak için bir tane açmalısınız. Ama kendiniz için ve birisine bağımlı olmadan. Ve blog açanlara karşılıksız tavsiye veren bilgili insanlara sorarak belki yavaş belki hızlı ilerleyerek yol alırsınız.
Sahra

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Kabak Dolması

 2015 iftar sofraları , İftar masaları, menüler,sahra

Ramazan öncesi kabakları soyup buharda pişirip yoğurtla yeme işini o kadar sık yaptık ki diyet yüzünden ben artık kabakla yapılan bütün yemekleri unutmaya başlamıştım. 2015 İftar Sofraları 3 
menüsünden kabak dolması için biraz küçük kabak seçtik ve kabakları bölmeden kullandık. Yanına küçük tabaklarda dereotlu yoğurtlarla servis yaptık.

 Kabak Dolması

 Malzemeler;

Kabakları Kızartmak İçin;

10 tane kabak
200 gr tereyağ
Tuz

Dolmalar 

Kabak Dolması İçi İçin Malzemeler;

500 gr kıyma
2 kuru soğan 
2 büyük domates 
1 küçük demet maydanoz
1 küçük demet dereotu
½ demet reyhan
1 kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası 
1 tatlı kaşığı pul biber
½ tatlı kaşığı karabiber
Tuz
 2 yemek kaşığı zeytinyağ

Sosu İçin Malzemeler;

200 gr tereyağ 
½ yemek kaşığı domates salçası 
1 yemek kaşığı biber salçası
1,5 su bardağı su

Hazırlanışı;

Kabakların kabukları kazınır, yıkanır ve kurulanır. İçleri kabak oyacağı veya  bir kaşık sapıyla oyulur. Hafif tuzlanır.
 Tereyağ tavada eritilir.  Kabaklar çevirerek 2 dakika kızartılır ve havlu kağıt serilmiş bir tabağa çıkartılır.
Geniş bir kaseye kıyma, incecik doğranmış soğan, rendelenmiş domatesler koyulur. Maydanoz, dereotu, reyhan incecik kıyılır eklenir. Salçalar, tuz ve baharatlar ilave edilir ve yoğrulur.
Kabakların içi doldurulur tavaya dizilir.


Dolmalar




Başka bir tavada tereyağ eritilir, salçalar ilave edilir iki dakika kavrulduktan sonra su ilave edilir. Kaynadıktan sonra tavadaki kabak dolmalarının üzerine gezdirilir.  Kısık ateşte15 -20 dakika kaynadıktan sonra ocaktan alınır.

Dolmalar


Servisten 15  dakika önce bir fırın kabıma alınır ve önceden ısıtılmış fırında 5-7 dakika kızartılır. Fırından çıkan hali çekemedim servis zamanı masadaki kalabalıktan. Yaz için oldukça hafif ve doyurucu bir yemek yanına alacağınız iki kaşık yoğurtla ferahlıyorsunuz.

 

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Ayranlı Soğuk Çorba

Çorbalar, sahra

Sıcaklar ve sıcaklar. Kış dediğin nasıl üşütürse yaz dediğinde yakacak mevsimin havası. Şikayete hakkımız yok. Yanlız biz ailece çorbaseveriz bir kişi hariç.  Vatansever, hayırsever, yardımsever, ağaçsever, yeşilseverlerin bir derneği vardır de çorbaseverlerin niye bir derneği yoktur? Ben kuracağım az bekleyin.. Neyse uzun yaz günlerinde kebap, et, yağlı yemekler yenmiyor yensede az yeniyor yesek de yakıyor. Kaynar bir tas çorbamız varsa  bir de salata bize yetiyor. Yalnız bu hafta bir aralık iyice bunalmıştık ki  annem geçen akşam rahmetli anneanemin yaptığı; Ayranlı Soğuk Çorba'yı yaptı. Onlar Katmalı Çorba derlermiş. Soğuk soğuk hem doyuyorsunuz hem ferahlıyorsunuz;

Ayranlı Soğuk Çorba

Malzemeler;

1 kg  yoğurt
1 su bardağı dövme (Aşurelik  buğday)
1 su bardağı  yeşil mercimek
2 litre su
½ demet nane
½ demet maydanoz
½ demet dereotu
2-3 dal reyhan 

Hazırlanışı; 

  • Mercimek ayıklanır , yıkanır  1 litre suyla haşlanır soğumaya bırakılır.
  • Dövme (aşurelik buğday) 1 litre suyla haşlanır soğumaya bırakılır.
  • Yoğurt çırpma teliyle bir tencerede pürüzsüz hale gelinceye kadar çırpılır.
  • Soğuyan dövme ve mercimek sularıyla birlikte yoğurda ilave edilir tahta bir kaşıkla karıştılır.
  • Maydanoz, nane, dereotu ve  reyhan incecik doğranır, ilave edilir. Bir tutamı üstünü süslemek için ayrılır.
  • Servis için kaselere alınır.

Pişmediği için yumurta ve un yok. Aşurelik buğdayınız yoksa iri bulgur kullanabilirsiniz. Daha soğuk arzu ederseniz buz küplerinden faydalanabilirsiniz. Su miktarı dövme ve mercimeğin piştiği suların içinde kalanı. Yemek vaktiydi oruçlularımız vardı, fazla süslemeye girmeden pozlama yapmadan acele çektim yaz günlerinde işe yaraması için tarifin..

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Patlıcan Pizzalar

Kahvaltiliklar, Zeytinyaglilar sahra

Vakit yine Ramazan. İftarlardan kalan yemekler bitince en sevdiğimiz pide ve iftariyeliklerle iftar menüsünü seçiyoruz. Patlıcan pizzalar çabuk ve pratik olur kahvaltıya yakışır diyerek patlıcanları soyuyorum. Yanlız biraz geç soyuyorum ve anlıyorum ki tek başına bu yemek yapılacaksa 1 saat önce başlamalıymışım. Fırında yemek olmaması lazımmış ve fırının ısıttığı mutfakta da iftar edilemezmiş. Buna benzer bir tarifim daha var blogda Zeytinyağlı Patlıcan biraz daha yağlı zira patlıcan pizzalar için patlıcanlar fırında kızarıyor.

Patlıcan Pizzalar 

Patlıcanları Hazırlamak İçin Malzemeler;

2 büyük bostan patlıcan 
1 su bardağı zeytinyağ  
1 yemek kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker 

  1. Patlıcanlar yıkanır alaca veya tüm olarak soyulur .Yuvarlak ve 1 parmak kalınlığında kesilir, tuzlanır. 1 saat sonra bol suyla yıkanır, suyu süzülür (patlıcanlar sıkılmaz ) ve  üzerine toz şeker serpilir. 
  2. Yarım saat sonra  bir  iki bardak su dökülür tekrar süzdürülür. Kağıt havluyla kurulanır.
  3. Fırın tepsisine yağlı bir kağıt seririlir. Patlıcan dilimleri üzerine sıralanr. Zeytinyağ bir fırçayla arkalı önlü bol bol sürülür. Isıtılmış fırında kızartılır, ön yüzleri kızarınca arka yüzleri çevrilir arka yüzleri daha çabu kızaracağından  dikkatli olmalısınız.
 

Üstü İçin Malzemeler;  

2 büyük domates 
3 yeşil sivri biber
6 tane kültür mantarı
1 sucuk
4-5 salam
3 diş sarımsak
200 gr  kaşar peynir 
1 su bardağı zeytinyağ
1 çay kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kekik 
½ çay kaşığı toz şeker
Tuz

Hazırlanışı;


  1. Domatesler küp küp doğranır.  Sarımsaklar ince kıyılır. Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağ koyulur. Yağ kızınca domatesler koyulur biraz suyunu çekince sarımsaklar ilave edilir. 2 dakika sonra karabiber, pulbiber, kekik , toz şeker ilave edilir karıştırılır ocaktan alınır.
  2. Mantarlar küp küp doğranır. Tefal bir tavada 2 kaşık yağda 2 dakika ve harlı ateşte sotelenir.
  3. Sivri biberler ince kıyılır.  1 kaşık zeytinyağda 1 dakika sotelenir.
  4. Sucuklar küçük doğranır 1 kaşık  zeytinyağda sotelenir.
  5. Sosis1er 1 kaşık zeytinyağda sotelenir.
  6. Tepsiye temiz yağlı kağıt serilir. Kızarmış patlıcanlar parçalamadan dizilir. Hazırlanan domates malzemeler bir kaşıkla eşit olarak bölüştürülür.
  7. Kaşar peynir rendelenir dilimlerin üzerine eşit oranda serpilir.
  8. Patlıcan pizzalarımız 5 -7 dakika sıcak fırında kaşarlar eriyene kadar pişirilir. 
  9. Servis için tabağa alınır.

 

Kahvaltiliklar, Zeytinyaglilar, sahra

 Yazdığım gibi ayrı ayrı soteledim tüm malzemeyi. Patlıcan pizzalar kahvaltı ve öğleden sonra masalarınız içinde harika bir aperatif. Malzemeler arzuya göre değişir sucuk  sosis sevmeyen çıkartır.  Akşam yemeği için  bir et yemeğinin yanına sadece domates, mantar ve kaşarlıda yapılabilir.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Kızartma Parça Et

Et yemekleri, sahra

Memleket yemeklerimizden biri Kızartma Parça Et. Önceleri sık sık yediğimiz bu yemek çeşidine uzun bir aradan sonra 2015 İftar Sofraları 3 menümüzde kavuştuk. Bayram, düğün, davet menülerinde eğer kuzu ya da oğlak doldurulmamışsa sofradaki et yemeğidir. Kuzu kolundan el büyüklüğünde parçalar kestirilir.
Malzemeler;
  • 10 parça kuzu parça et ( el büyüklüğünde)
  • 250 gr tereyağ 
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • ½ yemek kaşığı domates salçası 
  • ½ yemek kaşığı biber salçası
  • 1 litre su
Eti hazırlamak için; 
  • 2 büyük soğan 
  • 1 yemek kaşığı toz kırmızı biber 
  • 1 yemek kaşığı tuz 
Hazırlanışı;
  1. Etler bir akşam önce veya 5-6 saat önceden yıkanır. Geniş bir tencereye alınır. Soğanlar üzerine iri parçalar halinde doğranır. Biber, tuz eklenir ve etler birkaç dakika bu karışımla ovulur. tencerenin kapağı kapatılır, buzdolabında bekletilir. 
  2. Bir tencerede tereyağ eritilir, etlerin üzerinden soğanlar silkelenir ve yakmadan çevire çevire kızartılır. Kızartılan yağa salçalar ilave edilir 2 dakika karıştırılır bir litre kaynar su ilave edilir karıştırılır. 
  3. 2 dakika kaynadıktan sonra ince süzgeçten süzülür. bir tencereye alınan etlerin üzerine ilave edilir ve ocağa koyulur. Kaynadıktan sonra kısık ateşte yaklaşık 30 dakika pişirilir.
  4. Bir fırın kabına alınır önceden ısıtılmış fırında 5-7 dakika kadar üzeri kızarana kadar pişirilir. 


İftar masaları, menüler,sahra
Notcuk;
  • Memleket yemeği, yöresel yemeğimiz yazdım. Babaanne- Anneanne yemeği olduğuna göre benim bildiğim yaklaşık bir 100 yılı var daha öncesini bilmiyorum. Sonunda fırına sürülme kısmı var bu kısmı annem ekledi. Hem servis kabında hazır oluyor hem de biraz daha kızarıyor. Gerçi eskiden fırınlar yoktu ama taş tandırlar ve kuzineler vardı. 
  • Yemeğinizden kalan et suyunu bir borcama yayarak buzdolabında donduktan sonra küçük parçalara bölüp, derin dondurucuya kaldırıp çorbalarda kullanabilirsiniz.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

2015 İftar Sofralari 4


İftar sofraları, sahra

Ramazan-ı Şerif bereketiyle geldi gitti bende fotoğraflar kaldı. 2015 İftar Sofraları 1 ' den kalan yemekler epeyce bereketli olduğundan ertesi gün salonda masamızı hazırlayıp aynı menüyü biz yedik. Menüde ufak bir fark vardı sol tarafta duran ilaçlarımız. Yaşla orantılı olarak o menü sanki her yıl biraz daha kabarıyor. Dört kişinin  aç karnına alınan ilaçları. Tok karnınalar az sonra diyeceğim ...Yok tabii ki onu çekmedim. İlaçlarıda tabakla sunan kibar insanlar var biz tomarıyla masaya koymuşuz.

İftar sofraları, sahra

İftar sofraları, sahra

İftar sofraları, sahra

23 Temmuz 2015 Perşembe

Çilekli Limonlu Konsantre İçecek

İçecekler

Yaz günlerinde elimde su şişesiyle dolaşıyorum. Aslında ben dolaşsam da şişe pek dolaşmıyor birinci ikinci şişe derken ben litrelik şişe kullanmaya başladım. Böylesi hem cep için hem çöp için ekonomik oldu. Ama Ramazan günlerinde diyet olayını rafa kaldırdığımızdan şekerli içecekleride kullandık. Reyhan şerbeti ve Çilekli Limonlu Konsantre İçecek vazgeçilmezimiz oldu. Biz tiryakisi oldukça limon fiyatları da aldı başını gitti. Sanki havadaki  hararet limon fiyatlarına yansıdı. Öyle ki limonun kilo fiyatı on lirayı buldu. İşte bu iş herşeyde kampanya araştıran annemi limonda da kampanya aramaya sevketti. Bulabildiği en ucuz limon 7 liraydı. Başka şeylerde görmüştük de ayılana, bayılana, sağa, hastaya, çaya ve çorbaya kullanılan limonun böyle pahalanması pek alışılmış birşey değildi. Ez cümle biraz araştırak olsa  da ucuzunu bulup içeceklerimiz yapmaya devam ettik.  Cilekli Limonlu Konsantre İcecek için;
Malzemeler;

  • 1 kg çilek
  • 5 limon suyu
  • 3 su bardağı toz şeker
  • 6-7 dal nane

Hazırlanışı;

  1. Limonları yıkayıp kabuklarını bir tencereye rendelenir. Limonların suyunu sıkıp ilave edilir. Naneler ilave edilir.
  2. Şeker ilave edilir ve ocağa koyulur. Şeker eriyene kadar ısıtılır. (Kaynatılmaz)
  3. Çilekler ayıklanır ve ikiye bölünerek tenceredeki karışıma ilave edilir, karıştırılır ve kapağı kapatılır. 
  4. Serin bir yerde 6 saat bekletildikten sonra blendırdan geçirilir ve  ince süzgeçten geçirilir.
  5. Kavanozlara alıp buzdolabına kaldırılır. Kullanacağınız zaman arzunuza göre sulandırabilirsiniz.
İçine katkı maddeleri girmeyen içecekler favorimiz oldu bu yaz.


21 Temmuz 2015 Salı

Etli Enginar Graten

2015 İftarları 3, etli yemekler ,Sahra

Bugün 2015 İftarları 3'ün menüsünden tavuklu enginar gratenin tarifini ekliyorum. Enginarın her halini seviyoruz. Zeytinyağlıda, salatada ve  etli olarak. Önce kuzu kuşbaşı etli denedik. Sonra diğer malzemelerini değiştirmeden tavuk ve hindi etli olarak denedik güzel ve lezzetli olmuşlardı. . Bu yıl iftarlarda iki üç kez yaptığımız tarif;
Malzemeler;

  • 4 enginar
  • 500 gr kuzu kuşbaşı
  • 400 gr mantar
  • 1 büyük kuru soğan
  • 3 domates
  • 200 gr tereyağ
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pul biber

Beşamel Sos İçin Malzemeler;

  • 1,5 Su bardağı süt
  • 2 kaşık un
  • 100 gr tereyağ
  • 150 gr kaşar peynir
  • ½ çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanışı;
  1. Etler ufaltılır. Bir tavada tereyağ eritilir, etler eklenir. Etler suyunu çekip  biraz kavrulunca yemeklik doğranmış soğanlar eklenir ve hafif pembe kavrulur.
  2. Mantarlar küp küp doğranır tavaya eklenir. Domatesler soyulur, küp küp doğranır  eklenir. Enginarlar küp küp doğranır eklenir.
  3.  5-6 dakika piştikten sonra tuz, karabiber ve pul biber eklenir karıştırıp ocaktan alınır. Pişen malzeme küçük güveçlere eşit olarak bölüştürülür.
  4. Sos için bir tencerede tereyağ eritilir, un ilave edilip kavrulur. Ilık süt azar azar ve karıştırarak ilave edilir. Topaklanırsa mikserle çırpılır. İki yemek kaşığı kaşar rendesi, tuz ve karabiber ilave edilir karıştırılır.
  5. Sos güveçlerin üzerine eşit miktarda bölüştürülür 200 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika pişirilir. Kalan kaşar peynir güveçlerin üzerine bölüştürülür. 
  6. Tekrar iki dakika fırına sürüp kaşarlar eriyip hafif kızarınca fırından çıkarılır.

2015 İftarları 3, etli yemekler ,Sahra

Biz enginarları soyulmuş olarak alıyoruz. Bu yüzden Zeytinyağlı Enginar' da ki soyma işlemini yazmadım. Baharat ölçüsünü damak zevkinize göre değiştirebilirsiniz.

19 Temmuz 2015 Pazar

Bir Bayram Sabahı

Bayram hem sevinçtir hem hüzün. Sevdiğimiz Ramazanı uğurlamışızdır. Gelen bayramdır ama giden Ramazandır. Bayram sevdiklerimizle buluşma sevincidir. Ama kaybettiklerimizi sadece yad edebilme hüznüdür. Bayram galiba en çok büyüdüğümüz günlerdir kaç yaşında olursak olalım. Eskileri yad ederken büyürüz. 20 yaşından sonra kaç yaşında olursak olalım "Eskiden, eski bayramlarda" tabirini kullanmaya başlarız. Ve her sene bir öncekinden bir eksikle gireriz bayrama. O yüzden elimizde ne varsa onlarla sevinerek geçirelim bayramı. Zira eşyanın yenisi belki gelir ama giden insanların yeri asla dolmaz.
Bayramınız Mübarek Olsun!


Evimizde bir bayram sabahı kahvaltımız menüde;








18 Temmuz 2015 Cumartesi

2015 İftar Sofraları 3

iftar sofraları, sahra

Ramazana veda ettikten sonra ekleyebiliyorum masaları. Babamın misafirlerinin sayıları Pazar günü olduğu için belli aralıklarla değişti. İki tabak ekle iki tabak çıkar derken 12 kişide kaldık. Bu akşamın menüsünde;


Mevcuttu blogda olmayan tarifleri ekleyeceğim.

İftar masaları, menüler,sahra

Masa hazırlanmadan önce bir tatlı huzur var bembeyaz alanda gizli sanki. Sonra üstü doldukça bir sıkışıklık oluyor. Lakin servis yapacak kişiler bir kişi olduğunda biraz artıyor masa üzerindeki kalabalık. O yüzden boşken beyazken fotoğraf çekmeye başladım;

İftar masaları, menüler,sahra

İftar masaları, menüler,sahra

İftar masaları, menüler,sahra

İftar masaları, menüler,sahra

Son fotoğrafları çeken vitrin aynasını unutmuş yeşil yeşil görünüyor ama kendisine çok teşekkür ediyorum.

İftar masaları, menüler,sahra

Annesi blogda olan bu minik yavru perde pilavını çok acil çektim.
Sahra,

17 Temmuz 2015 Cuma

2015 İftar Sofraları 2

iftar sofraları

Eskiden 30 gün iftar verilen evler varmış. Ne bahtiyar insanlarmış onlar. 365 günde sadece 30 günü bu güzel işe ayırabilmek çok birşey değil ama sağlık ve gönül hoşluğu lazım. Sağlık sorunları sebebiyle 3 günü zor beceriyoruz. Menüde;
Mevcuttu.

iftar sofraları




i