Google+ Badge

8 Mayıs 2018 Salı

Kemoterapi Günleri 4

Neler Kullanıyoruz;

En çelişkili konulardan biri. İlk günler herkes elinde bir reçete uzatıyor. Siz de Allah ne verdiyse yedirmeye çalışıyorsunuz. Bal, pekmez kaşık kaşık veriyorsunuz taa ki jetonunuz düşene kadar.

Sonra kemoterapi başladığında nar ve greyfurt yasağı geliyor. Bal, pekmez şekerli yiyecekler rafa kalkıyor. Tatlılar ve pastalar hayal oluyor. Ekşi elma hariç meyve de verilmiyor.


  • Dua, dua, dua. İnanç sizi ferahlatıyor. Sizden hariç sevenlerinizin duası önemli. Okudukları duaları mesajlarla yollayan insanlar ilaçsız kalmasın.
  • Ev yapımı yoğurt öneriyorlar. Temiz bir sütçu bulmak gerekiyor hızlıca. Sonra yavaş yavaş mayalanıyor yoğurt.
  • Taze sıkılmış ekşi elma- havuç- limon suyu. 
  • Kemik suyunu öneriyor doktorlar. Yapım aşaması neredeyse 24 saat süren hayli zahmetli bu suyun kuvvet vereceği, bağışıklık sistemini güçlendireceği söyleniyor. 
  • Pazı, ıspanak, ısırgan ve ebegümecini bol bol kullanıyoruz.
  • Kırmızı biber ve mantar öneriyorlar bu hastalığı aşan hastalar.
  • Kelle paça çorbası, işkembe çorbası, ciğer kan yapıcı ve bünye kuvvetlendiricilerden.
  • Gezen tavuk eti ve yumurtası öneriliyor.
  • Balık öneriyorlar.
  • Üzüm çekirdeği veriyoruz.
  • Belli miktarlarda zerdeçal, karabiber ve zeytinyağla bir karışım hazırlanıyor. Tarifine uygun olarak hazırlıyoruz. 
  • Kırmızı pancarı küçük doğrayıp az suyla haşlayarak yiyen bir hasta kendisine hiç kan verilmediğini söyledi. O mu çok bol yedi bizim hastamız mı az yedi bilmem ama bize yeterli gelmedi.
  • Kuşburnunu şekersiz kaynatarak içiriyoruz. 
  • Ev yapımı zencefil çayı, yeşil çay tavsiye edilen içecekler arasında. ( poşet değil)
  • Nane- limon bulantılı günlerde en ihtiyaç duyulanlardan.
  • Ihlamur cezveniz daima hazır olmalı kemoterapi sonrası.
  • Geçtiğimiz günlerdeki yazılardan sonra özelden yazan bir hasta yakını doktorlarının D vitamini değerlerine çok önem verdiğini ve takviye verdiğini yazmış. 
  • Ultraviyole lamba öneriyorlar.

Sevgili Antepente yazmış özelden başarır mıyız bilemem diye. Bunu maalesef bilemiyoruz. Ama bize  yukarıdakileri tavsiye edenler belli bir miktarda başarmışlardı. 

İştahsızlık had safhada olduğunda üç saat içinde 4 çeşit yiyecek deneyebiliyorsunuz bir lokmada olsa yemesi kar oluyor. Ev dışından gelen yiyecekler imdada yetişebiliyor. Zira evde pişen yiyeceğin kokusu bile yememek için yeterli sebep oluyor.  Bir zamanlar bir adet vardı hala devam eder mi bilmem? Bir firma açılırdı. Misal; Lale Birkaç ay sonra yeni bir firma açılır; Hakiki Lale.  İnsanoğlu durmak bilmez birkaç ay sonra yeni bir firma; Öz Hakiki Lale.

Öz ve hakiki başlıklarını alanlar mı hakikidir almayan mı anlayamayız. Ama bugünlerdeki manevi desteği hakiki olanların yeri hep başka olacak bende. Kilometrelerce uzaklıktan gıda takviyesi yollayanlarla, duasını eksik etmeyenler yüreğimize dokunmuştur. Kendi hastalığını unutarak size yardımcı olanlar, taşıdığı evinin yorgunluğuyla sizi unutmayanlar  gerçek ilaçlar kadar deva olmuşlardır.
90 yaşında bir büyüğünüzün sizinle aynı gamı taşıması, kendi derdi kendine yeten bir yakınınızın bulduğu doğal ürünleri size taşıması başka bir duygu.
Komşunuzun kapınızı tıklatıp derdinizle ilgilenmesi, ihtiyacınızı sorması milletimize has özellik.
Notcuk; Ola ki arayan olur, arayana da faydası olur diyerek yazdım aklıma gelenleri. Bu yazdıklarımı biz her ne kadar doktora danışarak kullandıysak da siz kendi doktorunuza sorarak kullanın. Her tedavi, her bünye ayrı olduğundan her doktor farklı önerilerde bulunabiliyor. Dua hariç!
Tecrübe ve tavsiyelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

0 yorum :

Yorum Gönder